Kategoriler
Sohbete Giriş

izmir'in tarihi.

İzmir’in Tarihi Kökeni M.Ö. 3000’li yıllara dayanan ve Türk tarihindeki yeri yadsınamaz olan İzmir Lelegler tarafından bugünkü Bayraklı tarafında bulunan Tepekule’de kurulmuştur. İzmir sözcüğünün atfedildiği kişinin ise bir Amazon Kraliçesi olduğunu söylemek doğru olacaktır. İzmir tarihi boyunca pek çok uygarlık tarafından fethedilmiştir. M.Ö. 2000 ve 1200 yılları arasında ilk olarak bu yıllarda yaşamış olan Hitit Krallığı’nın etkisi altında kalmıştır. 1200 yılına gelindiği zaman Hitit Devleti Frig akınlarına karşı dayanamayarak yıkılmıştır. Frig akınları ile yıkılmasının ardından M.Ö. XI. Yüzyıla gelindiği zaman Yunanistan’dan Batı Anadolu kıyılarına göç eden İoaların etkisinde kalmış daha sonra ise İonların etkisi altına girmiştir. İşgaller ile sürekli farklı devletlerin kültürleri etkisinde kalan İzmir’in en parlak dönemini İonlar zamanında yaşamıştır. M.Ö. 600 yılına gelindiği zaman Lidya Kralı tarafından işgal edilen İzmir M.Ö. 546 yılında Persler tarafından işgal edilmiştir. M.Ö. 334 yılına gelindiği zaman ise Büyük İskender ve kumandanlarının denetimine girmiştir. M.Ö. 302 yılında İzmir üzerinde ki hâkimiyetini kaybeden kumandanlar İzmir yönetimini Lizimaktos’un hâkimiyetine bırakmıştır. Lizimaktos’un ardından ise Seleıkoslar’ın hâkimiyetine geçmiştir. Bu neden ile de kısa bir süre Bergama Krallığı tarafından yönetilmiştir. Son olarak 9 Eylül 1922 yılına gelindiğinde İzmir Osmanlı orduları tarafından ülkemiz toprakları arasına katıldı. İzmir’in ilk yerleşim yeri olarak kabul edilen İzmir Höyüğü 1955 yılında İzmir’in yoğun gecekondu bölgesi olarak görülen Tepekule’de bulunmaktadır. Batı Anadolu kıyılarında bulunan ilk yerleşim yerleri genellikle küçük yarımadalarda kurulmuştur. Bu yerleşim yerlerinin birkaçı İzmir, Kilizman, Milet, Iasos olarak bilinir. Bunun nedeninin ise yerleşim yerlerini kuran ve oturan kişilerin daha çok Helenli olmalarıdır. Bu sayede yarımada yerleşimine sahip olan bölge iki limana sahip olmak ile kalmıyor aynı zamanda denizden gelecek olan saldırılara karşı da daha korunaklı oluyordu. Bunun ile de kalmayıp elverişsiz hava şartlarında limanların biri kullanılamasa bile diğer limanın kullanılma şansı son derece yüksek oluyordu. İzmir yaşamış olduğu işgallerin ardından Osmanlı İmparatorluğunun etkisine geçmiş ve Osmanlı İmparatorluğu tarafından ticaret kavşağı olarak kullanılmıştır.